Daha İyi Bir Dünya Mümkün Mü?

Yaşadığımız dünyadan memnun musunuz? Her şey istediğiniz gibi mi? Sizce bu hali dünyanın en iyi hali mi? Peki neyi değiştirmek isterdiniz? Lütfen bu soruları biraz düşünün.

Bugün sizlerle değinecek olduğumuz konu Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri. Kiminiz ilk defa duyuyor kiminizin ise aşina olduğu bu başlık 17 hedeften oluşuyor. Sizlerle kısaca geçmişine göz atalım.

2000 yılında BM, bünyesindeki uzmanlar ile beraber Milenyum Kalkınma Hedefleri (MKH) adı altında 8 tane hedef ortaya koydu ve 15 sene içinde güzel gelişmelere imza atıldı. 2015 yılında ise daha kapsamlı bir şekilde ülke danışmanları, STK’lara danışarak ve anketlerden faydalanarak Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini (SKH) oluşturdular. Ana hedeflerinde; Aşırı yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele ve iklim değişikliğini düzeltmek yer alıyor. Sizlerle bu dünyanın durumundan memnun olmayanların hazırladığı 17 maddeye kısaca bir göz atalım.

1.YOKSULLUĞA SON

Herkesin temel sağlık hizmetlerine, güvenliğe ve eğitime ulaşabilmesi. Dünya çapında aşırı açlık sınırı altında yaşayan insan sayısı 1990 yılında yüzde 36 iken 2015 yılında yüzde 10’a düştü. Bu sevindirici bir haber olabilir ama Covid-19 gerçeğini aklımızdan çıkartmayalım. 700 milyondan fazla insan, yani Dünya nüfusunun yüzde 10’u hala aşırı açlık sınırı altında yaşamakta.

2.AÇLIĞA SON

Dünya çapında her 9 insandan biri yatağa aç giriyor. Sayılara vurursak, 690 milyon insan yani Dünya nüfusunun yüzde 9’u.

3.SAĞLIK VE KALİTELİ YAŞAM

Bu madde, çocuk ölüm olanlarını düşürmek ve yaşam süresini uzatmak amacındadır. MKH ile önemli ölçüde azaltılması planlanan –ve büyük ölçüde başarılı olunan- çocuk ölümlerinin, SKH ile 2030 yılına kadar son bulması hedefleniyor.

4.NİTELİKLİ EĞİTİM

Herkesin adil ve nitelikli eğitim alması. Nitelikli eğitim, toplumun sosyoekonomik durumunu geliştirerek fakirliğin son bulması için de önemli bir adım olur. Özellikle kızlar için eğitim oranları son yıllarda yükselse de hala 260 milyon çocuk okula gidemiyor.

5.TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ

Cinsiyet eşitliği insan hakkıdır. Daha barış ve refah dolu dünya için en önemli şeydir. Cinsiyet eşitliğinde gelişmeler yaşansa da hala kadına şiddet ve taciz, kadını “yetersiz” görme birçok alanda maalesef kendini göstermekte.

6.TEMİZ SU VE SANİTASYON

Hayatımızın su olduğunu iddia ettiğimiz ve sık sık ellerimizi yıkamamız gerektiği belirtilen bu dönemde hala 10 insandan 3’ünün temiz suya ulaşamadığını biliyor muydunuz?

7.ERİŞİLEBİLİR VE TEMİZ ENERJİ

2030 hedeflerinden biri de yenilenebilir ve ulaşılabilir enerjidir. Enerji üretiminde tercih ettiğimiz fosil yakıtlar, iklimimizde büyük ve geri döndürülmesi zor değişimler yaratıyor.

8.İNSANA YAKIŞIR İŞ VE EKONOMİK BÜYÜME

Herkes için saygın iş ve hak ettiği maaş. Dünya çapında yüzde 61 oranında kayıt dışı işçi çalıştırılmaktadır. Cinsiyet eşitsizliği burada da sert bir şekilde yüzümüze vuruyor. Aynı meslekte aynı pozisyonda çalışan erkekler, kadınlara oranla yüzde 12,5 daha fazla kazanıyor. Kadınların istihdama katılımı yüzde 63 iken erkeklerin yüzde 94 oranında.

9.SANAYİ, YENİLİKÇİLİK VE ALTYAPI

Bu madde, esnek altyapı oluşturmayı ve yeniliği teşvik etmeyi içerir. 2030’a kadar kaynak kısıtlamalarının üstesinden gelmek, gelişmekte olan ülkelerin kapasitesini geliştirmek ve artırmak hedefler arasındadır.

10.EŞİTSİZLİKLERİN AZALTILMASI

10. hedef; yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken, din ve ekonomik statü gibi etkenlerin yanı sıra gelirdeki eşitsizlikleri azaltmayı da ele alır.

11.SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLER VE TOPLULUKLAR

Birleşmiş Milletler 11.hedef ile beraber uygun fiyatlı konutları artırmak, güvenli ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyor. 2007 yılından beri dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor. 2030’a kadar bu oranın yüzde 60’a ulaşması bekleniyor.

12.SORUMLU ÜRETİM VE TÜKETİM

Çevre dostu ürünlerin kullanımına teşvik, israftan kaçınma ve geri dönüşümü yaygınlaştırmayı hedefler. Her yıl üretilen gıdaların üçte biri (1 trilyon dolara değer 1,3 milyon ton ürün) üreticilerin ve satıcıların raflarında çürüyor veya bozuluyor.

Küresel nüfus 2050’ye kadar 9,6 milyara ulaşması öngörülüyor. Bu durumda mevcut yaşam standartlarımızı sürdürebilmemiz için üç gezegen kaynağına sahip olmamız gerekecek.

13.İKLİM EYLEMİ

2019 yılı, tarihe geçen en sıcak ikinci yıl ve kayıtlara geçmiş en sıcak 10 yılın (2010–2019) sonudur. İklim değişikliği hepimizin sorunu: her kıtanın, her ülkenin ve her insanın. İklim değişimini ertelemek için zamanımız yok. Harekete geçmeliyiz.

14.SUDAKİ YAŞAM

Dünya atmosferindeki oksijenin yüzde 70’i nerede üretiliyor biliyor musunuz? Okyanuslarda. Okyanuslar ve denizler dünyayı insanlık için yaşanabilir kılar. Deniz biyoçeşitliliği, gezegenimizin ve insanların sağlığı için çok önemli. Bunun için denizlerde aşırı avlanmayı, kirliliği, asitliliği azaltmalıyız.

15.KARASAL YAŞAM

İnsanlık şimdiye kadar karaların yüzde 75’ini işledi, bozdu. Onca hayvan, bitki insanlığın elinde yok oldu. 1 milyondan fazla hayvan ve bitki türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 yılda Dünya 3,3 milyon hektar ormanını ve tarım alanını kaybetti.

16.BARIŞ, ADALET VE GÜÇLÜ KURUMLAR

Çatışma, güvensizlik ve adalete sınırlı erişim toplumların yüzleştiği en büyük sorunlardan biri. 2019 yılında BM tarafından 47 ülkede 357 insan hakları savunucusunun ve gazetecilerin cinayeti veya kaybı kaydedildi.

17.AMAÇLAR İÇİN ORTAKLIKLAR

Yukarıda saydığımız 16 hedef için; hükümetler, sivil toplum, özel sektör, çok uluslu örgütler arasında işlevsel ve güçlü iş birlikleri yapılmalıdır.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini elimizden geldiğince sizlere özetlemeye çalıştık. Şimdi size bir sorumuz var. Dünya bizim şu an elimizde olan tek evimiz ve sizce de ona iyi davranmamız gerekmez mi? Güzel ve kalıcı değişimler zaman gerektirir. Hiç kimse sizden “Daha iyi bir Dünya mümkün!” dediğinizde bir parmak şıklatmanızı beklemeyecek. Ama biz bu evin konaklayanları olarak değişime kendimizden başlarsak fena mı olur? Çöpümüzü geri dönüştürerek, kullandığımız ürünlerin içeriğine dikkat ederek, market çantamızı, su mataramızı yanımızda taşıyarak da bu değişime bir adım atabiliriz. Bugün yaptıklarımız yarınımızı şekillendirir.